İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin uranyum zenginleştirme hakkına vurgu yaparak, “20 yılı aşkın süredir dünyayı İran’ın hayali nükleer bombasıyla korkutuyorlar” dedi.
Bekayi, bugün yaptığı açıklamada, ABD ile müzakerelere katılmanın güven oluştuğu anlamına gelmediğini belirtti. İran’ın nükleer konudaki tutumunun her zaman açık ve değişmez olduğunu ifade eden Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) üyesi olarak ülkesinin barışçıl nükleer enerji kullanım hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Bekayi, dile getirilen endişelerin “temelsiz” olduğunu belirterek, İran’ın bir dönem müzakereler sonucunda Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP)’na ulaştığını, ancak ABD’nin anlaşmadan çekildiğini hatırlattı.
“Eğer bir endişe varsa, bunu giderecek en iyi mekanizma KOEP’tir” dedi.
Son bir yıldaki müzakerelere değinen Bekayi, sistemin bu sürece katılma kararı aldığını ve son turda bazı temel parametreler ve ilkeler üzerinde ön anlaşmaya varıldığını açıkladı.
Tarafların önerisiyle Pazartesi günü Viyana’da, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) katılımıyla teknik görüşmeler yapılmasının planlandığını söyledi.
Bekayi, uranyum zenginleştirme hakkının pazarlık konusu olmadığını belirterek,
“Bu hak, NPT üyeliğimizden doğan doğal bir haktır” ifadelerini kullandı.
ABD’li yetkili Steve Witkoff’un, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’ye atfen dile getirdiği “10 nükleer bomba” iddiasına da yanıt veren Bekayi, İran müzakere heyetinin deneyimli ve profesyonel olduğunu vurguladı.
Söz konusu iddiaları “asılsız ve dikkat dağıtma amaçlı” olarak nitelendirdi.
“Hiçbir zaman zenginleştirilmiş materyallerle nükleer silah üretmek istediğimizi söylemedik. İsteseydik bunu yapardık” diyen Bekayi,
“20 yılı aşkın süredir bu korku senaryosu yayılıyor ve bunun kaynağı Siyonist rejimdir” ifadelerini kullandı.
İslamabad müzakerelerine de değinen Bekayi, bu görüşmelerin önceki turlardan nitelik açısından farklı olduğunu belirtti.
Önceki süreçlerde odak noktasının nükleer konu olduğunu hatırlatan Bekayi, mevcut durumda müzakerelerin ateşkes süreci ve savaşın sona erdirilmesi çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.
Bekayi, ateşkesin başından itibaren karşı tarafın taahhütlerini ihlal ettiğini savunarak,
“Artık nükleer konu müzakerelerin ana başlığı olamaz” dedi.
İran’ın ateşkesi, savaşın tüm cephelerde tamamen sona ermesine zemin hazırlamak amacıyla kabul ettiğini belirten Bekayi, şu başlıkların öne çıktığını vurguladı:
- Yaptırımların kaldırılması
- Tazminat ödenmesi
- Hürmüz Boğazı’nın durumu
- Gelecekteki güvenlik garantileri
Son olarak Bekayi, yeni koşullar doğrultusunda müzakere başlıklarının değiştiğini belirterek,
ABD ve Siyonist rejimin askeri saldırılarının tekrarlanmayacağına dair açık güvencelerin sağlanmasının İran için temel öncelik olduğunu ifade etti.
