başkanı Gazze savaşının ardından Ortadoğu’da büyük bir anlaşma yapmayı
planlıyor. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan şöyle diyor:
“Biden yönetiminin Gazze savaşı sonrası stratejisi, İsrail ile Suudi
Arabistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek ve bu şekilde bir Filistin
devletinin oluşumuna doğru ilerlemektir.”
Ancak Siyonist rejim, Amerika’nın bu planına karşı çıktı.
Politico internet sitesine göre Netanyahu Amerika’ya, savaştan sonra bir
Filistin devletinin kurulmasına yönelik her türlü senaryoya karşı çıktığını
iletti. Netanyahu, İsrail’in Ürdün’ün batısının (Batı Şeria) tamamı üzerinde
güvenlik kontrolüne ihtiyacı olduğunu vurguladı.
ABD, Netanyahu’dan saldırılarını azaltmasını ve bir Filistin
devletinin kurulmasının savaş sonrası senaryonun bir parçası olması gerektiğini
istedi. Ancak Netanyahu’nun ABD’ye tavrı şu şekilde oldu: Hamas tamamen yok
edilene kadar saldırmaya devam edecek ve Filistin devletinin kurulmasını
reddedecek.
Politico yazısına şöyle devam etti: “Savaşın
başlamasının üzerinden 100 günden fazla zaman geçti ve İsrail, Gazze’yi yöneten
Hamas milislerini ortadan kaldırmak için tarihin en ölümcül ve en yıkıcı
savaşlarından birini sürdürüyor. 24.600’den fazla Filistinli öldürüldü,
bunların üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşuyor ve Birleşmiş Milletler’e göre
nüfusun dörtte biri açlıktan ölüyor. İsrail’in bir eve düzenlediği hava
saldırısında yarısı çocuk 16 kişi öldürüldü.”
İngilizce internet sitesi Truthour, Siyonist rejimin
Başbakanı’nın tutumu hakkında şunları yazdı: “Netanyahu, amacın Filistin
devletinin tüm olanaklarını yok etmek olduğunu söyledi. Bu, Netanyahu’nun
İsrail’in Gazze’deki soykırımı sırasındaki hedeflerine ilişkin en net
açıklamalarından biri.”
İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre, Netanyahu’nun
Filistin devleti kurma planına karşı çıkmasına Amerikalı yetkililer tepki
gösterdi. Bazı kongre üyeleri Biden’ın İsrail’e koşulsuz desteğini eleştirdi.
Amerikan Parlamentosu’nun 15 Yahudi üyesi bir bildiri yayınlayarak İsrail
Başbakanı’nın tutumlarına kesinlikle katılmadıklarını açıkladılar.
Soru şu: Filistin devletinin ya da iki devletli planın
oluşumuna dair plan nedir? Amerika neden bu plana odaklanıyor da İsrail buna
karşı çıkıyor? Bu planın Filistin halkına ne gibi faydası veya zararı olabilir?
İki devlet planı yeni bir plan değil ve Yahudi işgalcilerin
Filistin’e gelişinin ilk yıllarından beri tartışılıyor. Bu plan temelde
işgalcileri meşrulaştırmak ve Filistin’in bir kısmını Siyonistlere vermekti.
İki devletli planın ilk adımı Siyonist rejimin resmi olarak kurulduğu 1947
yılına kadar uzanıyor. Birleşmiş Milletler, Filistin’in Arap ve Yahudi olmak
üzere 2 devlete bölüneceğini açıkladı. Buna göre toprakların yüzde 55’i
Yahudilere, yüzde 45’i ise Filistinlilere ait olacaktı.
Dolayısıyla iki devlet planı başından beri Filistin halkının
topraklarını alıp işgalcilere vermeyi amaçlayan acımasız bir plandı. Ancak
Siyonist rejim Filistin’in yüzde 55’ini işgal etmekle yetinmedi ve işgaline
devam etti. Öyle ki Gazze Şeridi ve Batı Şeria dışında Filistin topraklarının
tamamı Yahudiler tarafından işgal edildi. Buna rağmen Siyonist işgal, Batı
Şeria’nın yüzde 60’ı kendi kontrollerine girene kadar devam etti.
İki devletli plan hem Amerika’nın hem de İsrail’in
yararınadır. Bu plan Amerikan çıkarları açısından önemlidir, çünkü öncelikle
kendisini tarihin en büyük savaşını sona erdiren olarak sunacaktır. İkincisi,
Amerika’nın İsrail’in süregelen cinayetlerini ve soykırımlarını desteklemenin
ekonomik, siyasi ve diplomatik maliyetleri azalacak; üçüncüsü ise Siyonistlere
koşulsuz destek konusunda halkının kamuoyunu yönetecektir.
Bu plan aynı zamanda İsrail’in de yararınadır. Çünkü
işgalleri tanınıyor ve artık Filistin direniş güçleri mevcut haliyle ona karşı
hareket edemeyecek. Ancak iki devlet planı Filistin halkı için en hain plandır,
çünkü ülkelerinin büyük bir kısmı işgalcilere teslim edilecektir. Öte yandan
Siyonistlerin geçmiş yıllardaki eylemleri ateşkese uymadıklarını ve işgale
devam ettiklerini de kanıtladı. Bu da işgali genişleteceklerinin bir delilidir.
