Hamas Zaferi, Devasa Ölçüde Bir İsrail Başarısızlığı

rasthaber
Rasthaber –  İsrail Devleti cumartesi sabahından bu yana savaş halinde.
Hamas, İsrail istihbarat örgütlerini tümüyle gafil avlayan ve Gazze Şeridi
sınırındaki operasyonel savunma doktrinini yerle bir eden etkili, ani bir
saldırı başlattı.

İsrail tarafında, tam sayısı henüz kesin olarak bilinmemekle
birlikte, çok sayıda ölü ve yaralı var. Gazze’den gelen haberlere bakılırsa
İsrail’den çok sayıda rehine ve ceset Gazze’ye taşındı.

Şu anda İsrail Savunma Kuvvetleri ve İsrail Polisi, sınır
boyunca İsrail mahallelerinde evlere yerleşmiş silahlı Filistinlilerle evden
eve çatışmalar yürütüyor. Ordu, bir savaş haline denk gelecek ölçekte yedekleri
silah altına çağırıyor.

Bazı mahallelerde ve askeri üslerde korkunç katliamlar
yaşandı. Her ne kadar güneyden Kudüs’e ve büyük Tel Aviv bölgesine kadar
İsrail’e binlerce roket ve füze ateşlenmiş olsa da, bu esasen bir dikkat
dağıtma hamlesiydi: Hamas’ın askeri çabaları Gazze sınırındaki İsrail
mahalleleri üzerinde yoğunlaştı. Trajik bir şekilde, bu çabalar çok başarılı
oldu.

İsrail’in tepkisi -şu anda ve daha önemlisi önümüzdeki
günlerde- Filistin tarafına ağır bir kan bedeli biçecek. Ancak alevlerin
yükselebileceği tek bölge Gazze değil. Her ne kadar İsrail Silahlı Kuvvetleri
(IDF) şu anda güçlerini güney cephesinde yoğunlaştırıyor olsa da, çatışmaların
birden fazla cephede gelişebileceği dikkate alınmalı. Bunlar Batı Şeria’yı,
Doğu Kudüs’ü ve muhtemelen kuzeyde Hizbullah’ı ve ayrıca İsrail içindeki
aşırılık yanlısı Arap unsurları da içerebilir. Hizbullah gelişmeleri izliyor ve
seçeneklerini değerlendiriyor. Muhtemelen Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın
parmağı tetikte ve kaşınıyor.

Bu durumda tarihsel karşılaştırma kaçınılmazdır. Şunu
söylemek üzücü: İsrail “
konzeptzia”sı (1973’teki Yom Kippur
Savaşı’ndan sonra yaygınlaşan, İsrail’in savunma doktrininin yenilmez olduğu
şeklindeki hatalı kavrayış) çöktü
; hem politika, hem savunma için askeri
yığınak, hem sürpriz bir saldırıya hazırlık, hem de önleyici istihbarat
bilgisinin tümüyle yokluğu açısından…

Hamas bu kampanyayı aylardır planlıyordu ve tüm bu süre
boyunca İsrail, İsrail’e girişine izin verilecek Gazzeli işçilerin sayısının
artırılıp artırılmayacağı konusunu tartışıyordu.

Yom Kippur Savaşı’nın patlak vermesinden 50 yıl ve bir
gün sonra ortaya çıkan feci sonuç, tüm siyasi ve güvenlik liderleri açısından
büyük bir sistemik başarısızlıktır.
 Bunlar ancak savaşın bitmesinin
ardından derinlemesine açıklığa kavuşturulabilecek.

Sorun şu ki, İsrail, hükümetin aşırılıkçı ve çılgınca
adımlarının, devletin tümüyle yanlış şeylere odaklandığı bir çerçeveyi
dayattığı, daha önce benzeri görülmemiş bir iç krizin ortasında bu durumla
karşı karşıya kaldı. Bu elbette profesyonel düzeyde sivil sorumlulukları
ortadan kaldırmaz ancak önümüzdeki zor günlerde ülkenin işleyişini kesinlikle
zorlaştıracaktır.

Hamas, 2014 yazındaki Koruyucu Hat Harekatı’ndan gerekli
dersleri aldı ve buna göre hazırlandı.
 O zamanki kampanya sırasında,
Hamas, militanlarını tünellerden göndermeye çalışsa da, saldırıların çoğu
İsrail ordusunun savunma güçlerine karşı gerçekleştiğinden örgüt neredeyse tüm
çabalarında başarısız oldu. Bu sefer, nispeten düşük hazırlık düzeyine sahip
olan ve kuvvetlerin yalnızca sınırlı ölçüde konuşlandırıldığı askeri ileri
karakollara saldırılar düzenlendi.

Bu ileri karakollar geçici olarak susturulduğunda Hamas’ın
Nakba güçleri (adını 1948’deki Filistin felaketinden, İsrail Bağımsızlık
Savaşı’ndan alıyor) Gazze sınırı boyunca önemli bir savunmadan mahrum kalan çok
sayıda mahalleye girdi. Sonuç olarak, sabah 6.30’da başlayan saldırıdan saatler
sonra bile bu mahallelerle iletişim hala kesik ve birçok terörist buradaki
evlere yerleşmiş durumda.

Ne yazık ki bu planlar, Hamas’ın bunca yıldır prova ettiği
planlarla tamamen uyumlu. Hiçbir erken uyarı olmadan ve savunma hazırlıklarının
zayıf olmasıyla duvarlar aşıldı.

Üstelik İsrail’in tünellere karşı muazzam bir savunma
duvarı aracılığıyla ördüğü bariyer de işe yaramadı. Basitçe etrafından
dolanıldı. Bazıları kelimenin tam anlamıyla Hamas tarafından işgal edilen
İsrail mahallelerinin sakinlerinden yükselen sesler yürek parçalayıcı. Bu dram
ulusal televizyonda canlı olarak yaşanıyor ve tüm ülke olup biteni izliyor ve
görüyor.
 Tüm bunların Gazze sınırındaki İsrail yerleşimleri, İsrail
ile Filistinliler arasındaki ilişkiler ve belki de tüm bölge için uzun vadeli
sonuçları çok büyük olacak.

Hamas, açılış hamlesinde zaten “zafer tablosunu” elde
etmiş durumda ve sosyal medyada ve televizyon kanallarında bunun sevincini
yaşayacak. Aynı zamanda örgütün, liderliğinin ve Gazze Şeridi halkının başına
felaket getirecek.
 İsrail artık muazzam bir güçle ve yoğun nüfuslu
kentsel alanların kalbinde canlı silah kullanımına çok az kısıtlama getirerek
karşılık verecek.

İsrail kara kuvvetlerinin manevra yapması ve Gazze Şeridi’ni
işgal etmesi olasılığını göz ardı etmek mümkün değil. IDF’ye verdikleri
yenilginin sabahı, Hamas liderleri Yahya Sinvar ve Muhammed Deif, şimdi derin
yeraltı sığınaklarına kaçsalar bile, hayallerindeki şehitler gibi ölümü
bekleyebilirler. Diğer bölgesel örgütlerin liderleri de güvende değil.

Bizi bekleyen kabus senaryosunun Gazze’de biteceği
söylenemez. Olaylar muhtemelen diğer bölgelere de sıçrayacak. Belirtildiği gibi
tüm bunlar İsrail’i ülke içinde kötü bir zamanda yakaladı. Bu muhtemelen
İsrail’in zayıflığından faydalanmanın mümkün olduğunu varsayan Hamas’ın
hesabının parçasıydı.

Ciddi istihbarat başarısızlığı göz önüne alındığında,
diğer cephelerde neler olup bittiğini bilmediğimiz varsayımını göz ardı etmek
mümkün değil.
 Burada Hizbullah ve İran’la koordineli bir hareket oldu
mu? Hizbullah, İsrail’in de savaşa katılmadan önce Demir Kubbe füze savunma
roketlerinin büyük bir kısmını boşa harcamasını mı bekliyor? Herhalde İsrail
şimdi çeşitli kanallardan Tahran’a, Şam’a, Beyrut’a çok sert uyarılar
gönderiyor.

Gazze’den yükselen savaş, siyasi ve diplomatik gelişmeler
açısından tüm taşları yerinden oynattı. Adli tadilat nedeniyle göreve hazır
olmayı bırakacaklarını açıklayan yedek askerlerin neredeyse tamamı cumartesi
sabahı birliklerine ve komuta merkezlerine döndü. Muhtemelen içlerinden
bazıları şu anda Gazze Şeridi’ndeki katılımcıların üzerine mühimmat
yağdırılacak baskınlara katılıyor.

Tıpkı 50 yıl önce olduğu gibi sürpriz Şabat’ta geldi.
Dinlenme günü sona erdiğinde, sözcüler anlatının kontrolü için savaşa
başlayacaklardır: Suçlu olan Shin Bet güvenlik servisidir; Suçlu Askeri
İstihbarattır; suçlu genelkurmay başkanıdır; suçlu olan süregiden
protestolardır. Bu gösteriler artık savaş bitene kadar duracak, haklı olarak.
Sonuçta şu büyük sorudan kaçınmak mümkün olmayacak: Bize ne oldu ve
nasıl bu kadar öldürücü bir tuzağa düştük?

Görünüşe göre herhangi bir istihbarat yoktu ama hem
Gazze’den hem de Batı Şeria’dan önceden gelen işaretler vardı. Tüm liderlikten
tam bir kayıtsızlıkla karşılaştılar.
 Bu olayda da tıpkı 1973’te olduğu
gibi çok büyük bir artçı sarsıntı beklemek mümkün.

 

NOT: Amos Harel imzalı makale, İsrail’in Haaretz gazetesinde yayımlandı. makale soL tarafından çevrildi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın