İngiltere’nin İran’ı Ortadoğu’da Saf Dışı Bırakma Projesi

rasthaber

RASTHABER- Rey El-Yevm Gazetesi Baş Editörü ve Arap dünyasının ünlü Ortadoğu uzmanlarından Abdel Bari Atvan kaleme aldığı son yazısında Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin ilk kez İngiltere Başbakanı’nın katılımıyla Bahreyn’de gerçekleştirdikleri oturuma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz iki gün önce Bahreyn’de gerçekleşen Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin liderleri oturumunun sonunda yayınlanan bildirinin yapılan karşılıklı ya da toplu görüşmeleri, perde arkasında gündeme gelen konuları ve bölge ülkelerinin endişesi olan önemli konuları yansıttığını düşünmüyoruz.

Bu bildiri genellemelerle doludur ve İran’ın bölgedeki politikalarını değiştirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu toplantıya katılan liderlerin iddiası doğrultusunda İran’ın iç meselelere karışması kınanmıştır. Ama ayrıntılı olarak Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin Yemen, Suriye ve Irak’ta başlattıkları savaşlara ve bu ülkelerin bu savaşlardaki yenilgileri gölgesinde gelecekteki stratejilerinin ne olacağı konusuna ne genel anlamda ne de detaylı olarak değinilmemiştir.

Umman Sultanı dışında 20 aydır şimdiye kadar Yemen savaşına katılan bütün Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkeleri, şimdiye kadar bu savaşın kaderini kendi ve müttefiklerinin lehine dönüştürmeyi başaramadılar. Bu ülkeler aynı zamanda Suriye’deki silahlı muhaliflere de mali ve silah yardımı sağladılar ve Suriye hükümetini devirmeyi öncelikleri arasına aldılar. Ama bugün Suriye ordusunun Halep şehrini yeniden kontrol altına alması birkaç günlük iş haline gelmesine rağmen, bildirinin sonunda bu konular yer almadı. Kendilerini eleştirme hususunda belirli bir duruş sergilenmedi ve gelecekteki siyasi rolleri konusuna değinilmedi.

Bize göre yetkililer için Manama toplantısında iki ana konu çok önemliydi ve genel istişarelerin bile önüne geçti:

İlk olarak: Suudi Arabistan Kralı Salman Bin Abdülaziz’in Umman dışında dört Körfez ülkesine gerçekleştirdiği ziyaretti. Bu ziyaret Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin yeni kimliğini ve geleceğini anlatıyor.

İkinci olarak: İngiltere Başbakanı Theresa May’in onur konuğu olarak Körfez ülkeleri liderlerinin toplantısına katılması, onun katılımcılarla gerçekleştirdiği karşılıklı müzakereler ve onun bu ülkelerin arkasında durarak İran’a karşı saf oluşturmasıydı.

Arabistan Kralının ziyaretleri Suudi Arabistan’ın Körfez ülkelerine olan dostluk derecelerine göre sıralandı. Bu ülkeler Umman Sultanı’nın mevcut sistemden ya da gelecekte Körfez ülkelerinden çıkarılmasını vurguladılar. Çünkü bu ülke Yemen savaşına ve Arap koalisyonuna katılmayı reddetmiş, İran, Suriye ve Mısır’la iyi ilişkiler kurulması konusunda ısrar etmiş, Şam ve Tahran’daki büyükelçiliklerini kapatmamış ve Dışişleri Bakanı’nı resmi görüşmeler gerçekleştirmek üzere Şam’a göndermiştir.

Kral Salman’ın ziyaretleri Suudilerin en azından şimdilik Mısır’la nihai ateşkesi kapattığını vurguluyor. Mısır basınında yer alan yarı resmi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Birleşik Arap Emirlikleri ile arabuluculuğu etkisiz kılan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi’nin Dubai’de iki ülkenin barışı için düzenlediği toplantıya katılmayı kabul etmeyen Kral Selman’dı. Kral Salman Sisi’nin Dubai’deki 2 saatlik görüşmesinin ardından ve Sisi’nin şehirden ayrıldığından emin olduktan sonra Dubai havaalanına gitmiştir.

Arabistan’ın bu ziyaretleri ve Arabistan’ın yeni koalisyon oluşturma hakkında açıkladığı yeni ilkeler, Mısır, Suriye ve İran arasındaki ilişkilerin gelişmesi ve derinleşmesi, aynı zamanda bölgesel politika ve kimliğin ortaya çıkması ve Umman’ın Körfez ülkelerindeki kimliği dışında bağımsız hale gelmesi ile sonuçlanacaktır.

Ama eğer bütün katılımcı ülkeler tarafından memnuniyetle karşılanan İngiltere Başbakanı Theresa May’in ziyareti ve onun İran’a karşı açık tutumu hakkında konuşmak istersek şunu söylemeliyiz ki; İngiltere daha önce desteği altında bulunan Körfez ülkelerine güçlü bir şekilde yeniden döndü. Dört taraftan bu ülkelerin kapısını kendi tarafına açmak için İran’ın sinirine nasıl dokunacağını anladı.

İngiltere Avrupa Birliği’nden çıkmanın arifesinde, yeni müttefikler ve pazarlar bulmanın peşindedir. Bunun için Körfez ülkelerinden iyi ve zengin bir seçenek yoktur. Margaret Thatcher’in 2001 yılında Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret ve 70 milyar dolar değerinde Yemame Anlaşması’nın imzalanması İngiltere’nin Hakio ve Toronto uçaklarının satılmasını kapsıyordu.

Körfez ülkeleri askeri, ekonomik ve siyasi olarak büyük iç ve dış sorunlarla karşı karşıyadır. Bu yüzden biz bu toplantıların onları mevcut sorunlardan kurtarabileceğine ve vatandaşlarının bu gününü ve geleceğini rahatlatacağına inanmıyoruz.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın