Terörsüz Türkiye’de Dönüm Noktası

Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası Meclis’te.

Tartışmalar daha çok düzenlemenin maddeleri üzerinde yürütülüyor.

Kimler yararlanacak, hukuki kapsam ne olacak, hangi kıstaslara göre eylemlere katılıp katılınmadığı saptanacak, devlet hangi mekanizmaları işletecek?

Bunlar elbette önemli.

Ama asıl önemli olan, Türkiye’nin bu noktaya hangi mücadelelerden geçerek geldiği.

35 YILLIK ABD OPERASYONU

Bugün varılan noktayı anlamak için 35 yıl geriye gitmek gerekiyor. 1991 Körfez Savaşı Batı Asya’nın yeniden şekillendirilmesi operasyonunun başlangıcıydı. Irak’ın parçalanması ve ülkenin kuzeyinde oluşturulan fiili yapı, aynı zamanda Çekiç Güç’ün koruması altında PKK için güvenli bir alan haline getirildi. 2003 Irak işgaliyle bu zemin daha da genişledi. 2011’de Suriye’nin hedef alınmasıyla aynı strateji yeni bir aşamaya taşındı. Bu kez PKK’nın Suriye kolu üzerinden yeni bir yapı oluşturuldu. DEAŞ’a karşı mücadele bahanesi, Washington’un bölgesel planının kılıfıydı. Amaç, Irak’ın kuzeyinden Akdeniz’e uzanan ve ABD denetiminde kalacak bir kuşak oluşturmaktı. Irak, Suriye, Türkiye ve İran’ın parçalanmasıyla kurulması planlanan ikinci bir İsrail devleti bu projenin stratejik hedefiydi. PKK, bu stratejinin hem silahlı unsuru hem de siyasi aracına dönüştürüldü.

ABD PLANLARININ TARİHE GÖMÜLÜŞÜ

Bu dönem boyunca, Türkiye’de devlet içinde de mücadeleler oldu. Farklı iktidarlar ve aynı iktidar içinde güç değişiklikleri ortaya çıktı. Bu mücadelelerin sonucu, ABD’nin iktidarlar üzerindeki etkisi açısından belirleyici unsur olan Gladyo’nun, yani paralel devlet mekanizmasının etkinliğine bağlı olarak şekillendi.

Paralel devlet palazlandıkça ABD’nin planları, içeride ve dışarıda alanı ve kapsamı genişletilerek uygulandı.

Ancak bu dönem boyunca, devlet ve toplum içinde bu stratejiye karşı mücadeleler oldu. Bunun sonucunda paralel devlete karşı mücadeleyle birlikte yön değişti. PKK’nın feshine zemin hazırlayan gelişmelerin başlangıcı 2014’te Silivri duvarının yıkılmasıydı. ABD’nin ezmeye çalıştığı Türk Ordusu ve Türkiye’nin milli güçleri cezaevlerinden çıktı, boşalan hücrelere FETÖ’cü Gladyo mensupları girdi. ABD’nin paralel devlet mekanizmasına karşı mücadele, Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirdi.

Gladyo tarafından yürütülen 2009-2015 açılım döneminde palazlanan PKK’ya karşı 24 Temmuz 2015’te topyekûn mücadele konsepti uygulamaya konuldu. Sınır içinde ve ötesinde ABD’nin kara gücü PKK’ya karşı harekâtlar başlayınca, ABD yönetimi operasyonlara derhal karşı çıktı ve “açılım”a dönülmesini istedi.

Türkiye’nin büyük kentlerinde ardı ardına bombalar patlatıldı. Bir yıl sonra, 15 Temmuz 2016’da ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine yerleştirilmiş FETÖ’cü Gladyo’nun darbe girişimi geldi. ABD kuvvetleri bu muharebede yenildi. Savaş, 24 Ağustos 2016’daki Fırat Kalkanı, bir yıl sonra Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları ile Suriye’de, Pençe Harekâtları ile Irak’ta devam etti. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ile Pençe harekâtları serisi, birbirinden bağımsız askerî operasyonlar değildi. Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmak istenen İkinci İsrail kuşağının parçalanmasına yönelik aynı stratejinin farklı aşamalarıydı.

ULUSLARARASI GÜÇ DENGESİNDE DEĞİŞİKLİK

Askeri başarının yanı sıra, ABD hegemonyasında baş aşağı gidiş ve böylece bölgesel güç dengesinin değişmesi belirleyici zemini oluşturdu. ABD’nin, Afganistan’dan çekilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. ABD’nin, Irak’taki etkisi zayıfladı.

Bölge çapındaki azgın saldırganlığına rağmen İsrail’in bölgesel hegemonya planları başarısız oldu. Rusya’nın ve Çin’in uluslararası sistemde ağırlığı arttı, ABD hegemonyasının gerilediği birçok gelişmeyle ortaya çıktı. Son olarak, ABD’nin İran’a boyun eğdirememesi, bölge ve dünya genelinde ABD’nin gücünün sınırlarını göz önüne serdi. Bu durum, Batı Asya ülkelerinde kendi güvenliklerini dışarıdan destek yerine bölgesel işbirlikleriyle sağlama eğiliminin güçlenmesine yol açtı.

Türkiye-Irak güvenlik işbirliği bunun örneklerinden biridir. Türkiye ile Suriye arasındaki bugün şekillenen ilişki, aynı stratejik yönelimin sonucudur. Yine Türkiye ile İran arasında, özellikle Barzanilerin 2017 referandum girişiminin engellenmesiyle ortaya konan, son olarak İran’a yönelik ABD-İsrail’in Kürt gruplar üzerinde yeni bir cephe açma stratejisine karşı ortak eylemler de bunun göstergesidir. Türkiye ile İran arasında her türlü karşı etkene rağmen değişmeyen ve temeli sağlam olan güvenlik ittifakının zemini de buradadır.

PKK’nın Suriye ayağının dayandığı zemin de böylece ortadan kalkıyor.

ABD’nin koruması altında hareket eden SDG’nin yeni Suriye devlet yapısıyla bütünleşmeye yönelmesi, sahadaki bir taktik değişikliği değildir. Bu, Washington’un Suriye’yi parçalama projesinin iflas ettiğini gösteren en somut gelişme. Türkiye’nin yıllardır savunduğu ilke olan Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği, fiili bir gerçeklik haline geliyor.

PKK’nın feshi de işte bu genel plandaki değişimin sonucu. PKK’yı ayakta tutan uluslararası denklem çöktü. Irak’ta hareket alanı daralmış, Suriye’de üzerine oturduğu stratejik zemin çözüldü.

BATI ASYA’DA YENİ DÜZEN

Şimdi sıra bunun hukuki çerçevesinin oluşturulmasına gelmiştir. Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası’nın anlamı burada yatıyor. Böylece, sahada oluşan yeni durum hukuk düzenine aktarılmaktadır. Burada altını çizmek istediğimiz bir nokta da şudur: Bu süreç, yalnızca Türkiye’nin güvenliğiyle sınırlı değildir. Türkiye, Irak ve Suriye’nin güvenliklerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeği giderek netleşmektedir. Terörsüz Türkiye, yalnızca Türkiye’nin iç güvenlik projesi değildir. Batı Asya’da yeni bölgesel dengenin Türkiye ayağıdır. Batı Asya’da bölge ülkelerinin inisiyatif aldığı yeni bir döneme geçilmektedir.

Bunun için Çerçeve Yasa’yı yalnızca hukukçuların tartışacağı teknik bir metin olarak ele almak yetersiz kalır. Asıl önem taşıyan, bu düzenlemenin hangi tarihsel arka planın sonucunda ortaya çıktığıdır. Otuz beş yıl boyunca Batı Asya’yı parçalayarak yeniden şekillendirmeyi hedefleyen strateji çökmektedir. Türkiye ise bu gelişmelerin nesnesi değil, belirleyen aktörlerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın