Haziran Salı günü “Dengeleyici Dördüncü Caydırıcı” büyük operasyonun
Suudi Arabistan’a karşı başladığını bildirdi.
İlk caydırıcı operasyon Ağustos 2019’da Suudi Arabistan’ın
El Dammam bölgesine yapılan harekatla Arabistan topraklarının 1200 kilometrelik
derinliğine düzenlenmişti.
İkinci caydırıcılık
operasyonu ise 2 Eylül 2019’da Suudi Arabistan’ın Bukayk ve Hurays’taki petrol
tesislerine yapılmıştı ve Suudilerin petrol üretimini yüzde 50 kadar
düşürmüştü.
Üçüncü caydırıcı operasyon Şubat 2020’de düzenlendi. Bu kez
Yemen halk komiteleri ve ordusu Kudüs isimli iki balistik füze, 12 adet Samâd3
İHA ile Zülfikar uzak menzilli balistik
füzeler ile ARAMCO şirketi ve Yenbu’daki
önemli hedefleri isabetli bir şekilde vurdular.
Şimdi de dördüncü caydırıcı operasyonda Yemen halk
komiteleri ve ordusu füzeler ve İHA’lar ile Riyad’da bazı askeri mevzileri,
Selman hava üssünü ve Suudi Arabistan savunma ve istihbarat bakanlığını hedef
aldılar. Başka bir ifade ile dördüncü
caydırıcı operasyonda hem Suudi Arabistan’ın Yemen sınırları yakınında bulunan
bölgeler hem de başkent Riyad’daki hedefler vuruldu.
Bu büyük operasyon bir kaç boyuttan önem taşırken anlamlı
mesajlar da içeriyor.
İlk olarak Yemenliler Şubat 2020’den şimdiye dek 4 ay
boyunca Suudi Arabistan’a geniş çaplı saldırılar düzenlemeyerek savaşın
sonlanması ve ateşkesin sağlanması için iyi niyetlerini sergilediler. Ancak Al-i Suud ateşkese uyma iddialarına
rağmen günlük olarak Yemen’in farklı bölgelerine yönelik saldırılarına devam
etti.
Dördüncü caydırıcı operasyonu ise Yemenlilerin Al-i Suud’a
karşı sabırlarının taştığını gösteriyor.
Bu yüzden, yapılan operasyon Al-i Suud’un son aylardaki cinayetlerine
karşılık olarak sayılabilir.
Batı Asya meseleleri
uzmanı Reza Mirabiyan ise bu hususta şöyle diyor: Yemenlilerin son taarruzu,
Suudilerin riyakar ve hasmane tavırlarına bir tepki idi. Suudiler görünüşte
müzakere istiyorlardı ancak hep bombardımanlarına da devam ediyordu.
İkinci önemli husus dördüncü caydırıcı operasyonun Yemen
halk komiteleri ve ordusunun Suudilere ciddi uyarı mahiyeti taşımasıdır. Suudi Arabistan Yemen aleyhindeki
saldırılarına ve de bu ülkenin topyekun kuşatmasına devam ederse Yemen halk
komiteleri ve ordusu da Riyad’ın kalbine bile ağır darbeler indirmeye gücü
yettiğini pratikte gösterecektir.
Bu doğrultuda Yemen Ensarullah siyasi konseyi üyesi Muhammed
el Bahiti dördüncü caydırıcı operasyonun Yemen’in taarruzdaki kapasitesini
gösterdiğini belirtti.
Üçünü önemli husus, dördüncü caydırıcı operasyonun özellikle
de Suudi savunma bakanlığı, istihbarat bakanlığı ve Selman hava üssüne
saldırıların Yemen halk komiteleri ve ordusunun istihbari gücünü gözler önüne
sermesidir. Bu çerçevede Suudilerin
istihbari zafiyeti ve kırılganlığı da daha net bir şekilde gün yüzüne
çıktı.
Mansur Hadi hükümetine yakınlığı ile bilinen Yemenli siyasi
analist Adil El Musenna ise dördüncü caydırıcılık operasyonun Suudi
Arabistan’da artık hiçbir noktanın güvende olmadığını ve Yemenlilerin Suudi
Arabistan’da en stratejik noktalara bile saldırabileceklerini gösterdiğini
söyledi.
Dördüncü önemli nokta ise Yemen Ensarullah hareketinin Suudi
Arabistan’a savaş maliyetlerini iyice arttıracak duruma gelmesidir. Fırlatılan füzelerin isabetli olmadığını
iddia eden Suudiler aslında dördüncü caydırıcı operasyonun etkisini azaltmak
istiyorlar. Bu operasyon Suudilere
savaşı bitirmenin, savaşı sürdürmekten daha faydalı olacağını da göstermiş
oldu./
