İmam Hamenei ve Cihad-ı Tebyin Projesi

GİRİŞ: 03.06.2022 09:01      GÜNCELLEME: 03.06.2022 09:01
Rasthaber -  İmam Hamenei, İslam devletinde hükümetin siyaset, ekonomik, ilmi alanda sorunları çözmekte aciz kalıp tıkandığı alanlarda Velayi sireti ile yeni bir plan ve projeler sunmuştur. Kültürel savaşın başladığını belirttiği inkılabın 3. On yılında, yumuşak savaşta düşmanın donanımı karşısında Müslümanların da zamanın silahı ile silahlanması gerektiğini her fırsatta vurgulamıştı.

Kültürel tıkanıklık, toplumu zinde ve dinamik tutmakta yorgunluk ve çaresizlik inkılabın 4. On yılında daha fazla bir hissedilmeye başlandı; ahlak, maneviyat, yaşam tarzı, giyim-kuşamda öğretilerin tahriflerle doldurulmasının yanı sıra itikadi yozlaşmanın da başladığı görülmektedir.

İmam Hamenei bu tıkanıklıktan kurtulmanın reçetesini de yine o Velayi ferasetiyle sunuyor. İstikbarın başlattığı kültürel savaşta da öncülük ederek genç nesli tehdit eden kültürel saldırılara karşı mücadele formülünü beyan etmektedir.

İmam Hamenei, bu kültürel tıkanıklığı gidermek, yumuşak savaşta başarılı olmak için “CİHAD-I TEBYİN” projesini sunmuştur.

Tebyin cihadı ne demektir? Kur’an’ı, dini, ilahi maarifi zamanın dili ile yeni metotlar ve güncel araçlarla beyan etmek için mücadele vermektir. İlahi maarifi dünyaya tanıtmada cihad yapmaktır. Beyan cihadı, tebyin seferberliğidir.

Cihad-ı tebyin, İlahi maarifi toplumların anlama kapasitesi, idrak seviyesi ve ufkunun büyüklüğü oranında beyan etmektir.

Cihadı tebyin; insanların düşünmesini sağlamak için hakikatleri beyan etmek, tahrif olmuş hakikatleri hurafelerden arındırıp ıslah etmek, söylenmemiş hakikatleri beyan etmektir.

Dini öğretileri kaynaklarda olduğu gibi naklederek onları insanlara ulaşmasını sağlamak TEBYİN değildir.

Bu öğretilerin geçmişte yapılan beyan ve tefsirleri aynı şekilde insanlara aktarmak da TEBYİN değildir. Tebyin‘ın birinci adımı, dini maarifi zamanın gereksinimine, ihtiyacına göre yeni bir tefsir ve yorum sunmaktır. İkinci adımı ise insanların tefekkür ve düşünmelerini sağlamaktır. Bunun için çekici bir dille açıklamak, cezb edici bir yolla beyan etmektir.

Cihad-ı Tebyinin önemi

Cihad-ı Tebyin cihadın kısımlarından biridir. Nefisle cihad, cihad-ı ekber, düşman ile silahlı cihad cihad-ı esğer, ilmi cihad gibi cihadların yanı sıra İmam Hamenei’nin tabiriyle Cihad-ı Tebyin “Cihad-ı Kebirdir“.

Cihad-ı Tebyinin önemi hakkında şöyle buyuruyor: “Cihad-ı Tebyin bir farizedir, kesin ve aciliyeti olan bir farizedir. Ehil kişilerin üzerinde çalışması gereken bir zarurettir”.

Cihad-ı Tebyin hakikatler üzerinde yapılması gerekir; birçok hakikatlerin açıklığa kavuşturulması gerekir.

İnsanları doğru yola, aklaniyetin olduğu, insanları düşünmeye yönelten yola hidayet etmek gerekir. Cihad-ı Tebyin ile bunu gerçekleştirebiliriz.

Cihad-ı tebyin düşmanın hilelerini etkisiz hale getirir. Bundan dolayı herkesin sorumluluk üstlenmesi gereken bir vacib-i aynidir.

Bu gün savaş insanların düşüncelerinde başlatılmıştır; insanların beyin ve akılları savaş alanı olmuştur. Hak-batılın yer değiştirmesi, doğru bilinenlerin yanlış, yanlışların doğru olarak empoze edilmesi insanların beyinlerinde yapılan savaş sahnesinde yapılıyor.

Cihad-ı tebyinden bahs edildiğinde bilinmesi gerekir ki bir mücadele, bir fikri savaş söz konusudur; düşmanın fikri bombardımanı ile karşı karşıyayız demektir. Hakikatleri tahrif etmek, hak-batılın yerini değiştirme, doğruyu yanlış, yanlışı doğru göstermeye çalışmaktadır.

Tebyin cihadının metodolojisi

Tebyin cihadı, mücadele metodunu beyan eden bir projedir. Dini öğretilerin hakikatlerini zamanın gereksinimine göre tanımak ve beyan etmek, beyan edilmemiş nice dini hakikatleri açıklama projesidir.

Cihad-ı tebyinde ahlaki ilkelere riayet edilmeli, söz sağlam olmalı, kamil bir aklaniyet olmalı, istidlallı ve basiretli olmalı.

Sağlam sözler atifi duygularla yoğrulmalı, insanın atifi duygularından yararlanılmalıdır. Dolayısıyla Cihad-ı tebyinde halkın içinde olmalı, halkla birlikte mücadele alanında olmalıdır.

Var olan zengin dini öğretileri ve söylenmemiş hakikatleri yeni metodoloji ile düşmanın yumuşak savaştaki saldırılarına karşı cihad etmektir.

Hakikatleri insanların düşünmelerini sağlayacak çekici bir dille açıklama özelliği olmalıdır. Cezb edici bir yolla beyan edilmelidir.

Güncel ve modern teknoloji vesilelerini kullanmalıdır.

İmam Hamenei Uzmanlar Meclisine ( Meclisi Hubregan) yapmış olduğu konuşmasının bir bölümünde şöyle buyuruyor:

Düşmanın başlattığı yumuşak savaşı karşısında durmanın tek yolu “Tebyin Cihadı‘dır“. Dil ile cihattır. Yumuşak savaşta güncel savaş taktikleri ve araçları kullanılmalıdır. Soğuk savaşta eski silahlardan yararlanamayacağı gibi yumuşak savaşta da zamanın silahlarıyla donanmak gerekir. Elbette Minber ve meddahlık gibi bazı eski vesilelerin etkisi inkar edilemez ve yeri doldurulamaz/alternatifsizdir.

Tebyin-i cihatta yeni söz söylemek, (yeni fikirler sunmak) gerekir. Çekici ve cezzab metotlar ile olmalıdır. Yumuşak savaşta en etkili silah İslam’ın yüce maarifini yeni metodoloji ile beyan etmektir.

- Marifet alanında, İslami hayat modelinde, İslami hakimiyetin özelliklerini beyan ederken; halka dayalı olduğu, halkın etki ve rolü, bu maarifin dini ve itikadi olduğu, eşrafiliğin ve israfın olmadığı, zülüm etmediği ve zulmü kabul etmediği anlatılmalıdır. Dünya için söylenmemiş sözler vardır, bunların cezzab ve tatlı boyutları beyan edilmelidir.

Halkın düşünmesi sağlanarak ilerlemenin ve tekamulünün yanlış yollardan ayrılması gerektiği, gidilecek doğru yolun tebyin edilmesi gerekmektedir. Tebyin cihadı doğru yapılmaz veya ihmal edilirse dünya ehli dini de kendi hevesleri ve şehvetleri için bir araç olarak kullanacaklardır”.

Cihad-ı tebyin eden şahısın temel özellikleri

- Hakikatleri beyan etme yeteneği: Hakikatleri beyan etme alanı bilinmeli ve o alandaki öğretiler akli ve nakli delillerle beyan edilmelidir. Hem maarifi anlama ve beyan etme yeteneği olmalı hem de düşmanın saldırı alanı tanınmalıdır. Cihad-ı tebyin yapacak şahıs “İlmi ferasete” sahip olmalıdır.

- Basiret; hakikatleri zaman ve mekanın gereksinimine göre dış dünya ile tatbik etme yeteneğidir. Basiret, cihadı tebyinin olmazsa olmazıdır; zulme karşı olmak, düşmanı tanımak, uyanık olmak, batıl akımı tanıma, dünyayı ve gelişmeleri doğru analiz etmektir.

Dünyada var olan düşüncelerin hangisi haktır, hangisi batıldır. Cihad meydanlarının hangisi önceliklidir. Düşman bütün cephelerde savaş başlatmış; askeri alanda, ekonomik alanda, kültürel alanda, siyaset alanında. Bir mümin basiretiyle bunların hangisinin kendisi için öncelikli olduğunu tesbit etmesi gerekir.

- Cesaret; cihad-ı tebyinde diğer mücadele alanları gibi cesaret gerektiren bir cihaddır. Hakikati beyan etmenin bir bedeli olacaktır. Hakikati beyan etmek tehlikeli ve düşman tarafından takibe, baskıya, işkenceye, hapise hatta terör edilmeye kadar varacak bedelleri vardır. “En büyük cihad zalimin karşısında hakkı söylemektir” hadisi bu gerçeği beyan ediyor. Hakikat, sözde maslahata kurban edilmemelidir.

- Düşmanı tanımak; Rehber buyuruyor: “Düşmanın dini ibadetlerle bir sorunu yoktur, düşman istikbara karşı direnen inkılabi İslam’ı tahrif etme peşindedir”. Yani düşmanın saldıracağı alanı tanımak, düşmanın savaş ve saldırı strateji ve metodunu tanımak en önemli konulardan biridir. Düşman ve metodolojisi tanınmalıdır; düşmanın hedefi, stratejisi ve metodolojisi tanımadan başarılı olunamaz.

İmam Hamenei’nin, kültürel ve ilmi tıkanıklığı giderme doğrultusunda buyurdu “cihad-ı tebyin seferberlik” strateji ve projesi sadece İran için geçerli değildir. Bütün Müslüman toplumlarında uygulanması gereken bir kurtuluş reçetesidir.

Bu cihad-ı tebyin seferberliği yeni bir hareketin, yeni bir uyanışın fitilinin ateşleyebilir. Özellikle genç neslin için İslam kültür ve medeniyetini oluşturmada büyük bir adım olacaktır.

 

 Sabahattin Türkyılmaz

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM