Filistin’e Kısa Bir Bakış, Filistin Üzerine Bir Deneme

GİRİŞ: 18.02.2024 21:23      GÜNCELLEME: 18.02.2024 21:23

Rasthaber- 7 Ekim Aksa Tufanı’ndan sonra herkes FİLİSTİN konusuna döndü. Bizde bazı karanlık noktaları gidermek için bu konuda bir makale yazmayı düşündük.

Filistin, yunanca kökenli olup Filistinlilerin yaşadığı ülke demektir. MÖ 5. YY ‘da bu ismi aldığı düşünülmektedir. Yunanlıların bu ismi verdiği sanılmaktadır. Bugün ise Suriye ve Mısır arasındaki topraklar Filistin olarak geçmektedir.

Bir dönem MÖ 972- 932 Süleyman as peygamber hâkimiyetinde, bir dönem MÖ 539’ da 2 asır Pers hâkimiyetine girmiştir. Yine bir dönem Roma hâkimiyetine girmiş MÖ 63.

Emeviler. Abbasiler Memlükler ve Osmanlı hâkimiyetinde bir dönem yaşamış olduğu tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Hatta bazı sahabelerin burada öldüğü rivayet edilmektedir.

Zeyd b. Harise, Cafer b. Ebu Talip, Abdulllah b. Reveha, Haris b. Nunam, Usame b. Zeyd, Ikrime b. Ebu Cehil gibi sahabeleri örnek verebiliriz.

Biz daha çok Osmanlı dönemini ele almak istiyoruz.1516 Mercidabık muharebesi sonucunda Yavuz döneminde Osmanlı hâkimiyetine girdi ve 400 yıl bu hâkimiyet altında yaşadı 1917 yılına kadar.

400 yıllık Osmanlı döneminde Osmanlı, Yahudilere toprak sattı mı satmadı mı veya Araplar sattı mı satmadı mı? Seklindeki sorular devamlı gündemde kalmış, genellikle Osmanlıcı tarihçiler Osmanlı devletini suçsuz çıkarmaya ve Osmanlının bir dahili olmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir.

Ama ne yazık ki bağımsız ve objektif tarihçiler bunun böyle olmadığını aksi yönde olduğu şeklinde görüş belirtmişlerdir.

Enver paşa ve partisinin birinci EMPERYALİST savaştan yenilerek çıkmasından sonra Osmanlı hızla toprak kaybetmiş elimizde bulunan Hicaz, Suriye, ırak toprakları elimizden çıkmıştır.

1917 yılında yanlış askeri taktik neticesine Irak’ta bulunan 100 bin askerimizin alman kurmayların ısrarı üzerine İran’a çekilmesi ile ırak ve Filistin kaybedilmiş. Bunlar İngiltere ve Fransa’nın mandaterliğine bırakılmıştır.

1917’den günümüze Filistin bölgesel bir savaşın ve uluslararası krizin kaynağı olmuştur. Aslında yine bu yıllarda İngiliz Dışişleri Bakanı olan Arthur Balfaour’un Dünya Siyonist örgütü liderlerinden Lord Rotshchild’e yazdığı bir iki cümlelik mektubu ile Yahudi devleti kurma çabaları desteklenmiştir ilk olarak. Daha önce Suriye 1916 yılında Sykes –Picot anlaşması ile Fransa’ya bırakılmıştı. Bölge tamamen İngiltere ve Fransa’nın mandaterliğine bırakılmış, İngiltere devleti ise bu bölgeyi Şerif Hüseyin ve oğulları olan Kral Abdullah ve Kral Faysal ‘a taksim etmiştir. Kudüs ise Kudüs Müftülüğü adında Hacı EMİN EL –HÜSEYNİ’YE tevdi edilmiştir.

1871 yılında Lazkiye de doğan ve Mısır’da Ezher Üniversitesinde eğitim gören İzzedddin el-kassam ise devrimci ve silahlı bir yöntem benimseyerek Fransızlara karşı direniş başlatmıştır.1921 yılında idam karar verilince Hayfa ya gitmek zorunda kalmış ve burada dini eğitim vermiştir.935 yılında İngiltere tarafından öldürülmüş, bugünkü direnişin öncüsü olarak tarihe geçmiştir.

İngiltere’nin yönetimi ve desteği ile 1917 ‘den 1922’e ya kadar 5 yıl içinde 25 bin Yahudi Filistin’e göç etmiş ancak Filistin ‘e Yahudi göçünü yasaklayan Abdülhamit döneminde ise 33 bin Yahudi’nin göç ettiği tespit edilmiştir.

Abdulhamid, Dünya Siyonist örgütü lideri Theodor Herzl ‘le yaptığı 1901-902 yılarında yaptığı iki görüşmeden sonra 1904 yılında 33 bin Yahudi in göç etmiş olması dikkat çekicidir.

1892 yılında da Rusya’dan 5 bin Yahudi’nin Filistin yerleştiği kaynaklarda rastlanmaktadır.

Siyonizm kavramı ilk kez 1885 yılında Viyanalı Yahudi yazar Nathan Birnbaun tarafından kullanılmış, bu kavramda eski ahitte geçen Siyon kelimesinden türetilmiştir.

Kendisi aslında ateist olan Theodor Herzl ise 1896 yılında Yahudi devleti adlı kitabı yazarak Siyonizm’in siyasal teorisini ortaya koymuştur.

Kısacası Siyonizm, 29 Ağustos 1897 ‘de İsviçre’nin Basel kentinde Theodor Herzl tarafından eyleme, 2 Kasım 1917 ‘de ise Balfaour Deklarasyonu ile de hayalden gerçeğe dönüşmüş, milliyetçilik ideolojisi gibi bir ideolojiye dönüşmüştür daha çok.

Osmanlı devleti, Rothschild ailesinden ilk krediyi 1853 yılında Abdülmecid döneminde aldı, daha sonra ise Abdülhamid döneminde 5 Mart 1891 ve 14 Mayıs 1894 yıllarında iki defa borç ilişkisine girilmiştir.

Abdulhamid döneminde iki büyük Yahudi göçü Filistin ‘e olmuş, bu göçler sayesinde Yahudi nüfusu ikiye katlanmış, Yahudiler müteşekkir olduklarını beyan etmişlerdir.

Ayrıca 1867 yılında çıkarılan İstimlak –i Emlak kanunu ile de Siyonistlerin toprak alması kolaylaştırılmış olduğunu tarihi kaynaklardan anlıyoruz. Osmanlı bürokratları ve Arap aşiret liderleri de bu satışlara iştirak etmiş ne yazık ki!

Sonuç olarak tarihi efsanelerden değil kaynaklarından öğrenmeliyiz, yoksa bir kavme zarar vermiş oluruz. Objektif ve tarafsız olarak meseleler bakmak durumundayız. Daha detaylı bilgi için Kayıp Direniş adlı kitaba başvurabilirsiniz.

1923-1948‘te başka bir yazımızın konusu ve araştırma konumuz olsun inşallah. Bu devlete kimler destek verdi?

Bağımsız ve Özgür Filistin devleti için.

Selam ve dua ile

Nadir CANPOLAT

18/02/2024

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

EBU HUSEYIN 1 ay önce
Yazınız doyurucu devamını bekleriz. Kaleminize güç elinize sağlık olsun.

REKLAM